Ruhunuzu Dinlendirebileceğiniz Müzik Önerileri – 1

 Ruhunuzu Dinlendirebileceğiniz Müzik Önerileri – 1
Okunuyor Ruhunuzu Dinlendirebileceğiniz Müzik Önerileri – 1

İnsan ruhu bence his ve deneyimlerle şekillenip gelişen kimi zaman değişen bir yapıya sahiptir. Her şeyi deneyimleyemeyebiliriz, fakat bu deneyimlerden bu hislerden süzülmüş ve ortaya çıkmış bu eserlerden prova edebiliriz ne demek olduklarını. Sizlere ruhunuzun sakinleşebilmesini sağlayabilecek, mental açıdan konsantre olabilmenize yardımcı olabilecek birkaç şaheser önerdim. Şimdiden iyi okumalar, keyifli dinlemeler.

Claude Debussy- Clair de Lune

İlk Müzik Parçamız Clair de Lune başladığı anda insanı tamamıyla etkisi altına alan ve bana tüm açıklığı ve sadeliğiyle insanın iç dünyasında birbirinden farklı hisleri yaratan bir parça. Ayışığı Sonatı olarak da fransız literatüründe adı geçer. Parçanın başında ürkek bir balerin gibi hareket eden ritimler ilerledikçe belirginleşen adımlara dönüşür ve ruhunuzdaki his devinimini arttırmaya başlar. Dinlediğiniz her saniyede sizde farklı bir etki uyandırabilen bu parça, sanki geçmiş tecrübelerinizi yaşatıyor ruhunuza. Ruhunuzda iz bırakan tecrübeler yineleniyor ardından ise içinizdeki umudu daha da canlandırabiliyor.

Eser, sizi geçmişe minik bir tebessümle tekrardan bakmanızı sağlayabilir. Dinleyen birçok İnsan da parça hakkında huzur ve ulaşılamazlık yorumlarında bulunmuşlar. Debussy, 20. yüzyılın en önemli Fransız bestecilerinden birisi ve müzikte empresyonizm akımının en önemli temsilcisi olarak geçiyor. Empresyonizm akımının en önemli temsilcisi olmasında çevresinin müzisyenlerden değil de empresyonist şairler ve ressamlardan oluşuyor olması da en büyük etkendir. Bu çevrenin etkisi ilk önemli orkestra eseri L’aprésmidi d’un Faune (Bir tabiat ilahının öğleden sonrası) adlı senfonik şiirinde kendisini göstermiş, bu eserin 1894’te sahnelenmesi, empresyonist müziğin doğuşuna işaret etmiş ve Debussy’nin 20 yıl sürecek en verimli dönemini başlatmıştır. Debussy, en önemli eserlerini piyano için bestelemiş, eserleriyle piyano çalma tekniklerinde devrim yaratmış bi besteci olarak da tarihe geçmiştir.

Frédéric Chopin- Polonaise, Op. 53

Sıradaki Müzik parçamız Frédéric Chopin tarafından 1842’de yazılmıştır. Bu beste Chopin’in en beğenilen bestelerinden biridir ve uzun zamandır klasik piyano repertuarının favorisi olmuştur. Çok zor olan parçanın yüksek bir ustalıkla yorumlanabilmesi için olağanüstü piyano becerileri ve büyük bir virtüözlük gerekiyor. Polonez, Auguste Léo’ya ithaf edilmiş bir eserdir.
Eser, Fransız Devrimi’nin ardından kahramanlık ve güç kelimelerini aşılayabilecek amaçlar doğrultusunda yazılmıştır. Eserin diğer adına baktığımızda “Heroique” sözcüğünün geçmesi bunu açık ediyor.

Chopin- Nocturne Op.9 No.2

Sıradaki Müzik Parçamız Hem hüznü hem de umudu bir arada anlatabilen bir beste olmakla birlikte akla dinlerken sizlere tutkuyla karışık bir hasreti anımsatabilir. Veya umutsuzluğa aralanan o kapıdan içeri girip yine de bu melodilerle umudunuza tutunabilirsiniz. Aşina olanların kolaylıkla anımsayabileceği bir diğer şey ise bu müzik tangoyu da sizlere hatırlatabilir.

Chopin, eseri ilk bestelediğinde bilinen melodileri ve basit ve sade tınıları sahip bir besteydi. İlham kaynağı olarak geceyi ve geceleri çaldığı kısa piyano eserleriydi. Ve bunun üstüne biraz romantizm ekleyerek esere renk de katmış oldu, dinlerken bunu farkedeceğinizden kuşkum yok. Eser farklı enstrümanlar ile çalınarak çeşitli yorumlar kazandı. Gecelerin romantizm çağrısı hâline geldi bu sayede. Bir virtüöz kemancının ellerinde, eserin gerçek duyguları ortaya çıkmasıyla ve Sarasate veya Heifetz gibi kemancılar tarafından düzenlenince , her bölümün giderek daha fazla süslenmesi arttı ve bu sayede karmaşık bir eser haline geldi.

J. Sebastian Bach- Aria da Capo

Bu Müzik parçası, Alman Barok besteci Johann Sebastian Bach tarafından bestelenen tekrarlanan bir arya ve 30 kısa varyasyondan oluşan Goldberg Varyasyonlarındandır. Eğer hayal gücünüzü kullanarak dinlediğinizde şu tür bir duygu dünyasına sizi sürükleyebilir;
Hiç gitmediğiniz ama avucunuzun içi gibi her yerini bildiğiniz büyük, sığ bir ormanda emin adımlarla ve yavaşça yürüdüğünüzü düşünün. Mevsim İlkbahar olabilir ve sığ ormanda olduğu gibi içinizde de çiçekler açmış olabilir. Kendinden emin, hür, acele etmeye gerek duymayan, sakin ve huzurlu bir insan profili çizebilirsiniz içinizde bu parça sayesinde.

Patrick Cassidy- Vide Cor Meum

Bu Müzik Parçası İrlandalı besteci Patrick Cassidy tarafından yazılan bu güzel aryanın adı Latince “See My Heart” Vide Cor Meum. Dante’nin La Vita Nuova’sındaki (“Yeni Hayat”) erken dönem sonesinden esinlenerek yapılmıştır. Şiir, ilk aşkı Beatrice’in bir rüyasını anlatır. Eserin hikayesi;


Dante’nin yolu dokuz yaşındaki Beatrice ile kesişti ve o kadar etkilendi ki: “İşte benden daha güçlü bir tanrı… o andan itibaren aşk ruhumu yönetti”. Dokuz yıl sonra, onunla tekrar karşılaştığında onun “erdemli” biri olduğuna inanarak bu şekilde hitap etti. Ardından şöyle devam eder, “Sarhoş gibi kalabalığı terk ettim ve kendi odamın yalnızlığına döndüm”. Dante orada uyuyakaldı ve rüyayı gördü. Bedenlenmiş aşk, elinde yanan bir kalp tuttu ve Dante’ye “Vide Cor Tuum” (“kalbini gör”) dedirtti iç dünyasında. Ardından Dante kendi kalbini söküp Beatrice’e kalbini yedirdi ve elini tutup cennete doğru yükseldiler. Gerçek hayatlarında başkalarıyla evlendiler ve Dante 24 yaşında öldü. Dante, Beatrice’in aşkının büyük gücünü içinde o kadar yoğun hissettiğine inanmış olmalı ki, karşılık bulamayınca hayatta tutunabileceği kadar önemi olan başka bir şey yoktu.

Bu ruhani müzik parçası hakkında gerçekten inanılmaz olan şey, özellikle tekrardan Hannibal filmi için bestelenmiş olması ve onun önemli bir parçası olmasıdır. Sofistike bir yamyamın karakteri, Dante’nin metaforik olarak bir kalbi yemesini kullanan prosimetrumdan daha iyi nasıl şekillendirilebilir? Dante! Aman Tanrım Performansının etrafındaki sahne, Dr. Lecter’in bilgisini vurgular ve Clarice’e olan hislerine ışık tutar. Onu ilk karşılaşmalarının ilk anından beri sevmiştir, her karşılaşmaya değer verir, ancak bunun asla tamamlanamayacağını ve onu korumak için büyük özen göstermesi gerektiğini bilir.
Vide Cor Meum (Türkçe/Latince’den Çeviri)

Koro: Ve onu düşünüyorum. Tatlı uyku üzerime geldi. Ben senin ustanım, kalbini gör kalbini gör Ve bu yanan yürekten Kalbini .
Koro: O titriyor, İtaatle yiyor. Ağlayarak onu gördüm, sonra yanımdan ayrıldı. dönüştürüldün En acı gözyaşların sevince dönüştürülür En acı gözyaşlarınla huzur içindeyim kalbim huzur içinde, kalbimi gör.

Vivaldi- For Season (Winter)

Bu konçertonun az bilinen bir özelliği de; eser bir şiir üzerine yazılmış olup her tema bir olayı veya canlıyı anlatmaktadır. Bu temaların “avcıların kovaladığı ceylan”, “buzda kayan adam”, “saka kuşu”, “pınarların fışkırması” gibi isimlerinin olduğu çok az bilinmektedir. Konçerto hakkında bir diğer az bilinen bilgi ise Vivaldi’nin sara hastası olması nedeniyle en çok zorlandığı mevsim olan yaz ayının ve bitmesini hiç istemediği kış aylarının temalarını hüzünlü bir ezgi olan Minör ezgiyle yazmış olmasıdır.


İçinde bulunduğumuz inişli çıkışlı dereceleriyle insanın ne giyeceğini kestiremediği Sonbahar bölümü Fa Major tondadır. “Köylülerin dansı ve şarkısı” başlıklı 4/4’lük ölçüde ve çabuk tempodaki ilk bölüm, ürünü kurtaran köylülerin sevincini anlatır; solo keman içkiden sarhoş olanların yürüyüşünü akrobatik hareketlerle çizer. 2. bölümde 3/4’lük ölçüdeki oldukça ağır tempoda “Şarkı ve danslar bitmiştir. Hava sakin ve güzeldir. Ve mevsim onları kendinden geçmiş gibi uykuya çağırır.” 3/8’lik ölçüde, çabuk tempodaki 3. bölümde ise “Gün ağarırken avcılar boruları, tüfek ve köpekleriyle ava çıkar, kaçan hayvanı sürerler. Tüfek ve köpeklerin çılgın seslerinden ürken sinirli hayvan yaralanır ve kaçmayı dener ama ölür” şeklinde anlatmaktadır. 1725 yılında bestelenmiş Dört Mevsim, Vivaldi’nin en ünlü eseri olmakla beraber, aynı zamanda Barok müzik ve klasik müzik repertuarının en ünlü örneklerindendir.

Vivaldi- Summer

Bu Müzik Parçasında Vivaldi, mevsimlerin her birini kendi özellikleriyle elle alıp 12 ayı ayrı ayrı betimleyerek gök gürültüsü, hasat zamanı, buzdaki kayganlık ve baharda öten kuşları, derelerin coşmasını, ormanda ağaçların uyanışını farklı enstrümanlar ve ritimlerle anlatıyor. Yaz mevsimi Vivaldi’nin hastalığından dolayı zor geçmiştir o yüzden onun için buhranı temsil eder. Özgün içeriğe sahip konçertoların her biri, adını aldığı mevsimin özelliklerini yansıtır. Örneğin “Kış”, yüksek perdeden notalarla çalındığı halde, “Yaz” kendisinin “Fırtına” olarak da adlandırılan son bölümünde adeta bir fırtınayı çağırır.

Dmitri Shostakovich- Second Waltz

1938 yılında bestelediği bu müzik parçası caz süitinin bölümlerindendir. Eserin ilk seslendirilişi 28 Kasım 1938’de Moskova’da gerçekleştirilmiştir. Dinlediğinizde ruhunuza cesaret kazandıran ve içinizdeki dengeyi kuran bir melodisi vardır. İçinizdeki umudu yeşerteceğine eminim. Ayrıca bu müziğe “Vals” yaparak eşlik etmek de bir gelenektir. Müzik ile dansın ne kadar uyumlu olduğunu anlatmak için iki yazarın konu hakkındaki fikirlerini belirtmekte gerek duydum:

Hans Sachs 1568 yılında kaleme aldığı ‘Eygentliche Beschreibung Aller Stände’ eserinde vermiştir:
‘Şimdi adeta Tanrı olmadan dans ediyorlar… Weller ya da Spinner gibi. Köylü erkek, güçlü kolları ile eşini kendine çekmiş, kadının tüm ağırlığının ne yöne ve nasıl düşeceğini bilircesine uzun adımlarla uçuyor, kişisel zevki ile yoğurarak, tüm hareketleri çalınan müziğin düzenli vuruşlarına akıtıyor…’

Boris Pasternak’ın Doktor Jivago eserinde ise şöyle bahseder vals’den;
‘Vals ne kadar da çılgınca bir şeydi. Hiçbir şey düşünmeden dönüyor, dönüyor, dönüyordun. Müzik çalarken romanlardaki gibi sonsuz bir zaman dilimine düşüyordu insan. Ama çalmayı bıraktıklarında sanki başından aşağı soğuk su dökülmüş ya da çıplak yakalanmışçasına utanç kaplıyordu içini.’

Carmen- “l’amour est un oiseau rebelle”

l’amour est un oiseau rebelle” (Aşk isyankâr bir kuştur) adıyla bilinen melodidir. Bu müzik parçası, çalıştığı sigara fabrikasından çıkan Carmen etrafını saran erkeklerin ilgisine ve “bize ne zaman karşılık vereceksin” tarzi sorularıyla karşılaşır bu aryada, “belki yarin, belki hiçbir zaman” şeklinde cevap verir. “aşkın kanunu yoktur, o kimsenin evcilleştiremeyeceği isyankâr bir kuştur, kaçırdım sanarken yakalar, yakaladim sanarken kaçırırsın.” tarzı yorumlar yapmaktadir.

Sözleri:

quand je vous aimerai? ma foi, je ne sais pas, peut-être jamais, peut-être demain. mais pas aujourd’hui, c’est certain. l’amour est un oiseau rebelle que nul ne peut apprivoiser, et c’est bien en vain qu’on l’appelle, s’il lui convient de refuser. rien n’y fait, menace ou prière, l’un parle bien, l’autre se tait; et c’est l’autre que je préfère il n’a rien dit; mais il me plaît. l’amour! l’amour! l’amour! l’amour! l’amour est enfant de bohême, il n’a jamais, jamais connu de loi, si tu ne m’aime pas, je t’aime, si je t’aime, prend garde à toi! si tu ne m’aime pas, si tu ne m’aime pas, je t’aime! mais, si je t’aime, si je t’aime, prend garde à toi! si tu ne m’aime pas, si tu ne m’aime pas, je t’aime! mais, si je t’aime, si je t’aime, prend garde à toi!

l’oiseau que tu croyais surprendre battit de l’aile et s’envola; l’amour est loin, tu peux l’attendre; tu ne l’attend plus, il est là! tout autour de toi vite, vite, il vient, s’en va, puis il revient! tu crois le tenir, il t’évite; tu crois l’éviter, il te tient! l’amour, l’amour, l’amour, l’amour! l’amour est enfant de bohême, il n’a jamais, jamais connu de loi, si tu ne m’aime pas, je t’aime, si je t’aime, prend garde à toi! si tu ne m’aime pas, je t’aime, si je t’aime, prend garde à toi!si tu ne m’aime pas, si tu ne m’aime pas, je t’aime!mais, si je t’aime, si je t’aime, prend garde à toi! si tu ne m’aime pas, si tu ne m’aime pas, je t’aime! mais, si je t’aime, si je t’aime, prend garde à toi!

Beethoven- 9. Senfoni

Beethoven yaşamının en önemli kararını verdi: Belki yirmi yıldır uğraştığı, ancak bitiremediği; notalarını o deftere bu deftere kaydettiği bir senfonisi vardı. Gittikçe kulağına çarpan sesleri duymaz bir hale doğru ilerlerken, son bir çırpınışla bu 9. senfonisini bitirecekti. Ve günlerce, aylarca uğraştı. Gittikçe kulakları daha da duymuyor; yalnız parmaklarının sihirli uçuşu ve tuşların ritmik hareketi eserine son şeklini veriyordu. Bazen tek bir notayı, bir başkasından ayırabilmek için uzun süre emek harcamak zorunda kalıyordu. Kim bilir, belki sesler üzerinden, bilinmez matematik problemler ve algılamalar kurgulayarak, senfonisinin notalarını önündeki kâğıtlara döküyordu. Ve eserini tamamladı… 9. Senfoni…

Chopin- Spring Waltz (Mariage d’amour)

Bu müzik parçası, Balerinlerin danslarıyla bolca eşlik ettikleri bu dans, bir yandan saf mutluluğu ve saf huzuru da yeşertiyor insanın ruhuna. Kış günlerindeki sessiz soğuk havada kahvenizi yudumlayarak başucu kitabınızı okuyarak eşlik edebileceğiniz mükemmel bir beste. Şiddetle öneririm.

Schubert- Serenade

Bir gün Alman müzik besteci Franz Schubert ve arkadaşları şehre dönerken Tieze adlı bir arkadaşlarını bir bahçede bir masanın başında otururken bulurlar. Schubert bu manzaradan etkilenip yolculuklarına ara verip yanına gider ve arkadaşı Tieze’nin bir kitap okuduğunu görür. Kitabı alıp içinden bir şiir okuyunca oldukça etkilenir ve “Eğer bir nota kağıdım olsaydı bu şiir kadar güzel bir melodi yazardım” der. Bir diğer arkadaşı hemen bir fatura kağıdının arkasını çevirip hızlıca nota çizgilerini çizer. Schubert de hemen o anda gelen ilhamı kağıda döker ve yıllar boyu en lirik aşkların tercümanı olan o ünlü serenadını yazar.


Bu müzik parçası Schubert’ in de ,onun serenadının da klasik müzikte önemi büyüktür. Ölümünden sonra ,tıpkı edebiyatın Kafka’sı gibi eserleri oldukça popüler olmuş. Serenad da bu önemli yapıtlardan biridir. Birçok enstrümanla cover edilmiş,birçok ünlü sanatçı tarafından da bu esere söz yazılmıştır.

Schubert- Ave Maria

Ellen Douglas sığındığı mağarada Meryem’e dua ediyor…
Müzik Bestecisi Franz Schubert tarafından 1825 yılında op.52’ nin bir parçası olarak bestelenmiş bir eser. op. 52 kısaca iskoç romancı ve şair walter scott‘ın the lady of the lake adlı şiirinin çok iyi bir şekilde olmasa da düzenlenmesi ve tercüme edilmesiyle oluşturulan 7 tane eserinden oluşur. 

Ave Maria, schubert’ in en popüler eserlerinden birisidir. sözleri franz liszt tarafından 3 kere aranje edilmiştir.

the lady of the lake şiirinin hikayesi şöyledir:

Gölün hanımefendisi, Ellen Douglas sürgüne gönderilen babasıyla birlikte bir goblin mağarasına gider. babasının sürgün edilmesinin nedeni ise Kral James’e karşı kurulan orduya yani Roderick Dhu’ nun birliklerine katılmamasıdır. Roderick Dhu, dağı askerleriyle kaplar ve orayı kuşatmaya alır. ve bu arada Ellen Meryem’e yalvararak dua eder bu duayı bir ilahi gibi söyler. Meryem’i yardıma çağırır. Roderick biraz duraksar ve kuşatmaya devam eder. Parça ruhunuzu okşayabilecek bir melodiye sahiptir, huzur bulacağınız anlarınıza eşlik eden çok değerli bir şaheserdir.

Farid Farjad- Hiçlik

Bu Müzik Parçası, Kimi zaman insanı ağır derin düşüncelere sürükleyen kimi zaman da ruhunuzun derinliklerine işleyen bir parça. Kış günlerinde yatağınızda uzanırken dinleyip bir anlam arayışına daldığınız düşüncelere sürükleyebilir sizi.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim. Bunun gibi daha çok yazı okumak için https://webodasi.com/‘u ziyaret edebilirsiniz.

Kaynakça:

https://www.britannica.com/biography/Claude-Debussy

https://www.takt1.com/composition/polonaise-a-flat-major-op-53-and-quotheroique-and-quot

https://chopin.nifc.pl/en/chopin/kompozycja/154

https://en.m.wikipedia.org/wiki/Goldberg_Variations

https://en.m.wikipedia.org/wiki/Vide_Cor_Meum

www.connollymusic.com/stringovation/the-story-behind-vivaldis-four-seasons%3fhs_amp=true

https://en.m.wikipedia.org/wiki/Suite_for_Jazz_Orchestra_No.2(Shostakovich)

https://galaxymusicnotes.com/pages/about-ave-maria-by-schubert

www.dailysabah.com/events/2014/11/21/iranian-violinist-farid-farjad-to-perform-again-in-istanbul/amp

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle