WhatsApp’in Kurucusu Jan Koum Kimdir?

 WhatsApp’in Kurucusu Jan Koum Kimdir?
Okunuyor WhatsApp’in Kurucusu Jan Koum Kimdir?
WhatsApp’ın Kurucusu Jan Boris Koum

Jan Koum Kimdir? Brian Acton Kimdir? WhatsApp’i Kim Kurdu? Zuckerberg Kimdir? Koum Ne Kadar Kazanıyor? WhatsApp’in Serüveni Nasıl Başladı? Facebook, WhatsApp’i Nasıl Satın Aldı? WhatsApp’in Kullanıcı Sayısı Hangi Ülkelerde Daha Hakimdir? Efnet Nedir? Yahoo’nun Kurucusu Kimdir? Evernote ve WhatsApp İlişkisi?  Neden Pes Etmemeliyiz? Başarının Sırrı Nedir? Ukraynalı Genç Girişimcinin Başarısızlığı Başarıya Döndüren Serüveni ve Daha Fazlası…

Bugün, sizlerle belki de hayatımızda en çok meşgul olduğumuz sosyal medya araçlarından biri olan WhatsApp’i, ve bunu insanlığa kazandırmış olan adam’ın ilginç hayatını irdelemek istiyorum. Yazımızda çok önemli bir yer tutan bu kişinin adı “Jan Boris Koum.”

Öncelikle çocukluğundan bahsedecek olursak; kendisi, doğumundan belli bir yaşına kadar  iklimi kadar soğuk ve sert yaşam koşulları olan Sovyetler’de, çok zor imkanlar altında  yaşamıştır.

Ve şu anki girişimcilik başarısını kazanan adamın o koşullardan, bu kadar başarılı bir konuma geldiğini belirtmek isterim.

Jan Boris Koum, tabi ki her zaman bu kadar varlıklı değildi. 1976 yılında bir ev hanımının ve bir inşaat müdürünün tek çocuğu olarak Ukrayna’nın Kiev kentinin dışında küçük bir köyde doğdu ve büyüdü. Ayrıca evinin sıcak suyu bile yoktu. Ve ebeveynleri, devlet tarafından dinlenirse diye nadiren telefonda konuşurdu. Kulağa kötü geliyor, ama Koum hala bir zamanlar yaşadığı kırsal yaşam için can atıyor. Ve aceleci reklamcılığa şiddetle karşı çıkmasının ana nedenlerinden biri de bu.

Boris Koum, ilkokul yıllarını anlatırken şu sözleri sarfediyor;

“Kiev yakınlarında bulunan yerde o kadar zor şartlar altında yaşıyorduk ki, okulumuzda tuvalet dahi bulunmuyordu. Kışın -20 dereceye varan soğuk havalarda tuvalet için okulumuzun karşısında bulunan otoparka yürümek zorunda kalıyorduk. Ayrıca o dönem insanları oldukça içe kapanıklardı. 1984 adlı kitapta anlatılanları yaşamak gibi bir şeydi hayatım.”

Koum, Ukrayna’daki rahatsız edici siyasi ve anti-Semitik çevreye ve uygun olmayan yaşam koşullarına artık tahammül edemiyordu. Bu yüzden 16 yaşına geldiğinde annesiyle beraber ABD’ye göç etti. Koum’un annesi, ABD’deki okul malzemeleri için ödeme yapmaktan kaçındığından bavullarını kalemler ve Sovyetler tarafından verilmiş 20 defterle doldurmuştu.  Mountain View’de hükümet desteğiyle küçük, iki yatak odalı bir daireye yerleşti.

Ukrayna’daki soğuk ve zorlu koşullar altından kurtularak Amerikalıların tabiriyle fırsatlar ülkesine yerleşmişlerdi. Annesi, evi geçindirmek için bebek bakıcılığı yapıyordu. Koum ise geçimlerini sağlamaya yardımcı olmak için, bir bakkalın temizliğini yaptı ve yemek fişleri topladı. Geçmişe oranla yeni evlerinde mutluydular. Aradan bir süre geçtikten sonra Koum’un annesi kansere yakalanmıştı. Bu yüzden annesinin engelli maaşı ile geçinmeye başladılar.

Jan ve Genç Yaşları

Liseye geçtiğinde Koum, İngilizceyi yeterince iyi konuşuyordu. Ancak Amerikan lise arkadaşlıklarının sıradan, uçucu doğasından hoşlanmamıştı. Koum, okulda sorun çıkaran biriydi. 18 yaşına geldiğindeyse, kitapçılardan ikinci el kitapları ödünç alarak ve işini bitirdiğinde de bunları iade ederek kendince bilgisayar ağını öğrenmişti.

San Jose Devlet Üniversitesi

Liseyi zar zor bitiren Koum, San Jose Devlet Üniversitesi’ne girdi. Üniversite okurken eş zamanlı olarak bir denetim ve danışmanlık hizmeti veren E&Y Şirketi’nde güvenlik denetimcisi olarak işe başladı. 1997’de hayatına büyük etkisi olacak biriyle tanıştı. O kişi Yahoo’nun 44 çalışanından biri olan Brian Acton’dı. Tanıştıklarından 6 ay sonra Acton, Koum’a Yahoo’da bir iş ayarladı. Bu iş ise, şirketin reklam sistemini incelemekti. Koum, Yahoo’da başarılı bir şekilde çalışırken, Efnet adlı internet aktarmalı sohbet ağında “w00w00” adlı bir hacker grubuna katıldı. Silicon Graphics’in sunucularına sızdı ve Napster’ın kurucu ortağı olan Sean Fanning ile sohbet etti. Yahoo hizmetlerine herhangi bir saldırı yapıldığında da Koum, tavsiye ve destek için bu gruptan yardımlar aldı. bu başarının sonucunda Yahoo’da altyapı mühendisliğine kadar yükseldi.

Yahoo Logo

Koum, Yahoo’da çalıştığı sıralarda üniversiteye de devam ediyordu. O sıralar Yahoo’nun kurucu ortağı olan David Filo, Koum üniversitedeyken onu aradı.  Koum’a  “neredesin?” diye sordu. “sınıftayım” diye yanıtladı Koum endişeli bir şekilde. “Sınıfta ne halt ediyorsun! Hemen ofise gel” dedi Filo.

Filo’nun küçük bir bilgisayar mühendisi ekibi vardı, ve bu ekibin bir tek Koum’a  ihtiyacı vardı. Koum da yanıt olarak “Zaten okuldan nefret ediyorum!” deyip okulu terketti ve üniversiteyi yarıda bıraktı.

 2000 yılına geldiğimizde Koum’un annesi kanserden ölmüştü. Genç Ukrayna’lı birdenbire yalnız kalmıştı. Zaten 1997’de babasını kaybetmişti. Bu dönemde Brian Acton kendisine hep destek oldu; Koum’la futbol ve frizbi oynamaya giderdi. Önümüzdeki dokuz yıl boyunca iki dost, Yahoo’nun birden fazla iniş ve çıkış yaşamasını da izledi. Acton, dotcom patlamasına yatırım yaptı ve 2001 krizinde milyonlar kaybetti. Koum, bu durumdan ötürü Yahoo’da bulunmaktan hoşnut değildi. Duygusal olarak tükenmişti. LinkedIn profilinde Koum, Yahoo’daki  son üç yılını “Biraz iş yaptım” sözleriyle isteksizce anlatıyordu.

Koum Yahoo’da başarılı bir 9 yıl geçirmişti.

 Sonrasında Koum, 2007 yılında Acton’la beraber bir yılını dekomprese ederek Latin Amerika’yı gezmeye karar verip şirketten ayrıldılar. Koum ve Acton gezilerinden döndüklerinde birer “tecrübeli işsizlerdi.” Çok durmadan bir iş arayışı içerisine girdiler ve her ikisi de Facebook’a iş başvurusunda bulundular. Ama maalesef ikisi de red cevabını aldılar. Hatta  Acton bir konuşmasında; “Facebook reddetme kulübünün bir parçasıyız” diyor. Ocak 2009’a geldiğimizde. Koum bi’ süredir bir şeyler üzerine düşünüyordu. Ve Alex Fishman, Igor Solomennikov gibi Iphone geliştiricileri ile tanıştı.

Başarılı girişimcimiz Koum, ileriki süreçlerde ne yapmak istediğini düşünürken aklına “insanların telefon yoluyla durum güncellemesi yapabilecekleri bir uygulama” fikri geldi. Ve ne mânidar ki ; Koum, neredeyse anında WhatsApp adını seçti çünkü kulağa “naber” gibi geldi. Ve bir hafta sonra doğum günü olan 24 Şubat 2009’da California’da WhatsApp  Şirketini kurdu. Uygulama henüz yazılmamıştı bile. Koum, uygulamasını dünyadaki herhangi bir telefon numarasıyla senkronize etmek günlerini harcadı. uluslararası arama örneklerini listeleyen bir Wikipedia girişini inceledi ve  yüzlerce bölgesel nüans için onu güncelleyerek aylarını harcamıştı.

Blackberry

Aynı yılın yazında, Koum  ve Acton ürünü bir mesajlaşma uygulamasına dönüştürme kararı aldılar. O zamanlar piyasada bulunan diğer tek ücretsiz mesajlaşma hizmeti BlackBerry’nin BBM’di. Ancak bu yalnızca BlackBerries’de  çalışıyordu. Google’ın G-Talk ve Skype’ı vardı, ancak WhatsApp’in ekranında kendi telefon numaranızın olması bakımından başka bir özelliği yoktu. Ardından Koum, WhatsApp ‘i bir mesajlaşma özelliği ile yayınladı ve aktif kullanıcılarının aniden 250.000’e yükselmesini sağladı. Proje gelişti, ve böylece serüven başlamıştı. İkilinin mail kutuları, iPhone kullanıcılarından gelen e-postalarla dolup taşıyordu. Uluslararası ücretsiz mesajlaşma özelliğinden heyecan duydular. Bu özellik Nokia ve BlackBerries’deki  arkadaşlarının “WhatsApp” i kullanmalarını sağladı. Tabi ki başlangıçlar genellikle zorlayıcıdır; WhatsApp için de durum böyleydi. WhatsApp’in ilk ofisi Yahoo’daki  aracıları sayesinde Evelyn Ave’daki Evernote ile paylaştıkları bir depoydu. Evernote   da Microsoft oficce programları gibi not alma programları üreten bir şirket. WhatsApp’inilk çalışanları BlackBerry’de çalışan mühendislerdi. Bunlardan biri de Micheal Donohue idi. Durum öyle vahimdi ki, çalışanlar ısınabilmek için battaniyeyle çalışmak zorunda bile kalmışlardı. WhatsApp hakkında Acton ve Koum’un ortak bir fikirleri daha vardı; “Reklam yapmak berbat bir fikirdir.” Açıkçası benim tarafımdan enteresan ve uzak olduğum bir fikir, hele ki konu; yeni bir şirket, iş hayatında yeni bir yol kurmaksa. Bu girişimcilerin diğerlerine oranla dikkat çekici bir yanları daha var ki, oluşturdukları ürün genellikle kişisel amaçla kullanılan bir araç olduğu halde, kullanıcılar hakkında kişisel bilgi bakımından olabildiğince az şey istediler. Bunu da şu sözleri ile açıklamıştılar; “Kullanıcılarımız hakkında olabildiği kadar az şey bilmek istiyoruz… Ürünümüzde reklam kullanmak istemediğimiz için kişisel bilgilere de ihtiyaç duymuyoruz.”

Evernote Inc.

Ve işin enteresan tarafıdır ki, WhatsApp hiçbir pazarlama ve PR stratejisine ihtiyaç duymadan kendi başına hızlıca büyümeye başladı. Özellikle SMS’in sık kullanıldığı daha az gelişmiş ülkeler WhatsApp’e büyük bir ilgi gösterdi. 2012 yılına gelindiğinde WhatsApp o kadar büyüdü ve olduğu piyasada öyle öneme sahip bir konuma gelmişti ki, Facebook’un CEO’su Mark Zuckerberg’in radarına girdi. Zuckerberg, Koum’u telefonla aradı ve ikili kahve içmek için buluşup birlikte yürüyüşe çıktı. Bunun bir iş görüşmesi olduğu bariz bir şekilde anlaşılmıştı zaten. Sonraki süreçlerde iyi bir arkadaşlık kurmuşlardı. Bir süre sonra iki girişimcinin dünyadaki herkesi birbirine bağlama fikri üzerine kurulu bir sohbet konusu oldu. bu konu ikili arasında yaklaşık iki yıl sürmüştü. Tabi bu süreç içerisinde WhatsApp önemli bir yol katetti.

Koum ve Zuckerberg

2014’e geldiğimizde Zuckerberg, Koum ile bir görüşme ayarladı. Güzel bir akşam yemeğinde Koum’a bir iş teklifinde bulundu. Koum birkaç gün bu teklifi gözden geçirdikten sonra 14 Şubat’ta Zuckerberg’in evine gitti. Zuckerberg ve karısı’nın romantik akşam yemeğini bölen girişimci, çikolata kaplı çilek eşliğinde Zuckerberg’le şartları görüştü. Bunun sonucunda Koum, teklifi kabul etmişti ki, son kâğıtları imzalamadan önce gece geç saatlere kadar oturup WhatsApp’e başlangıç aşamasında sermaye sağlayan risk sermayesi şirketi Sequoia ekibi ile her şeyi ayrıntılı biçimde inceledi. Sonrasında bir talihsizlik oldu; Koum Gece 02.30 sularında evine giderken arabasının lastiği saatte 120 km hızla ilerlerken patladı. Koum, kazada neredeyse hayatını kaybediyordu.

Ertesi gün, Koum Facebook’la yapılan anlaşmanın kâğıtlarını mânidar biçimde ilk ofisinin kapısında imzaladı. Ofis, WhatsApp’in Mountain View’daki merkezinden sadece birkaç sokak ötede yer alıyordu.

Koum, hisseleri sattıktan sonra 2014’ün Şubat ayında WhatsApp’teki hisseleri bir anda 6,8 milyar dolar değerine çıktı. Koum’un net varlığı Facebook’tan aldığı hisselerle birlikte büyümeye devam etti.

Ardından Koum, altyapı mühendisliğinden Facebook’un yönetim kuruluna dahil oldu ve milyar dolarlar değerinde hisseler karşılığında yılda sadece 1 dolar maaş almayı kabul etti. Bunun ardından günlerce Mobil Dünya Kongresi dahil çeşitli yerlerde kutlamalar yaptı. Bu kutlamalarda Acton, Zuckerberg ve WhatsApp’in ilk çalışanlarından Igor Solomennikov gibi Koum’a yakın isimler vardı.

Anlattıklarımdan en ilginçlerinden biri de şu ki; her ne kadar milyar dolarlık bir servete sahip olsa da, Koum tutumluluğundan asla ödün vermiyor. Koum, Facebook’a anlaşmayı Barselona’ya gitmeden önce imzalaması için baskı yapmıştı. Gerekçesi de uçak biletini indirimle almış olup değiştiremeyeceği idi. Bunun yanında Koum’un takdir ettiğim özelliklerinden biri de, öncesinde kendisine faydası dokunmuş çoğu kişi ve kurumlara destekte bulunmuştur. Örnek verecek olursak;

Açık kaynaklı işletim sistemi FreeBSD’den sorumlu kuruma da 1 milyon dolar bağışladı. Koum FreeBSD hakkında şöyle diyor: “Bir bakıma, beni sefaletten kurtaran FreeBSD oldu. Yahoo’da iş bulmamın en önemli sebeplerinden bir tanesi FreeBSD kullanıyor olmalarıydı. Tercih ettiğim işletim sistemi oydu.”

FreeBSD Inc.

Koum, basına yansıtmadan, sessizce Silikon Vadisi Topluluğu Vakfı’na da 556 milyon dolar bağışta bulundu.

Bu kadar şey yaşamasına ve Servetine rağmen, Koum gösterişten uzak bir yaşam sürüyor. Koum, WhatsApp’i Facebook’a satmasının hayatının sadece %10’luk bir kısmını değiştirdiğini, hâlâ aynı evde yaşadığını ve aynı arkadaşlarıyla takıldığını söylüyor.

Sonuç olarak şunları söyleyebiliriz;

Zuckerberg WhatsApp’ı satın alarak çok başarılı bir strateji uyguladı. Koum ise altyapı mühendisliğinden Facebook’ta yönetim kurulu üyesi oldu. Ama kendi fikrimi kısaca söylemek gerekirse; bu anlattıklarımda başarıyı uzun vadede elde edebilmiş ve elinde tutmayı başarabilmiş kişi Zuckerberg’tir. Koum’un en çok saygı duyduğum özelliklerinden biriyse, arkadaş çevresinin yaşadığı evinin değişmemiş olması. Koum’un ender zaaflarından biri de “porsche.” Onun da sebebi Koum’un “Porsche”u başarının simgesi olduğunu düşünmesi ve aldığı Porsche’un kendisini motive ediyor olması.

 Koum, hızlı bir biçimde Facebook hisselerini elinden çıkardı. Sadece 2016 yılında hisselerinin yarısından fazlasını yaklaşık 5 milyar dolara sattı. Mark Zuckerberg ise geçen yıl hisselerinin sadece 1 milyar dolarlık kısmını sattı. Şimdilik ise, Koum WhatsApp’i dünya çapında büyütmeye odaklanmış görünüyor. Uygulamanın en büyük pazarı ise Hindistan’da. Koum 3 yıl önce şöyle demişti: “Şu an WhatsApp üzerine çalışmakla meşgulüm ve sürekli uygulamayı nasıl daha iyi hale getirebileceğimi düşünüyorum.” Koum’un bu kadar sade ve tek bir işe yönelmiş olmasını 2014’te paylaşmış olduğu bir tweetten anlıyoruz. Ve diyor ki; “Tek bir şey yapmak istiyorum, ve onu en iyi şekilde yapmak istiyorum”

KAYNAKÇA

                                                                                              

https://www.iienstitu.com/blog/ilham-veren-genc-girisimci-jan-koum

https://www.sjsu.edu/

https://www.loydu.com/bilgi/jan-koum-kimdir/

https://www.bbc.com/turkce/resources/idt-sh/russian_revolution_and_me_turkish

https://tr.wikipedia.org/wiki/Ernst_%26_Young

https://tr.wikipedia.org/wiki/Evernote

https://onedio.com/haber/whatsapp-in-kurucusu-jan-koum-kimdir–255434

https://www.forbes.com/sites/parmyolson/2014/02/19/exclusive-inside-story-how-jan-koum-built-whatsapp-into-facebooks-new-19-billion-baby/?sh=48728fe32fa1

https://successstory.com/people/jan-boris-koum

https://successstory.com/photos/people/jan-boris-koum

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın