”Deprem Değil Bilgisizlik Can Alır”

 ”Deprem Değil Bilgisizlik Can Alır”
Okunuyor ”Deprem Değil Bilgisizlik Can Alır”

İzmir Depremi Ne Zaman Oldu? Deprem Hangi Bölgeleri Etkiledi? Levha Tektoniği Nedir? Alfred Wegener Kimdir? Deprem Nedir? Deprem Bilinci Nedir? Deprem Mi Bilgisizlik Mi Öldürür? Türkiye’deki Deprem Bölgeleri Nerelerdir? Tektonik Levha Nedir? Depreme Hazırlıklı Mıyız?

Herkese merhabalar. Bugün bizzat ülkeyi ve bizi etkileyen bir konuyu sizlerle irdelemek istiyorum. 30 Ekim 2020 Cuma günü öğleden sonra İzmir ili 6,6 – 7,0 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı. Deprem Ege Denizi kaynaklı olup, küçük bir tsunamiye neden oldu ve 4 büyüklüğüne ulaşan 2000’den fazla artçı sarsıntıyla devam etti. AFAD’ın (İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) resmi açıklamalarına göre 115 kişi hayatını kaybetti. 1034 kişi yaralandı, 1013’ü hastanelerden taburcu edildi ve 21 kişi halen tedavi altında.

Depremin Durum Raporu

 Ülke olarak deprem konusunda yeterli bilgiye ve deprem bilincine sahip olduğumuzu düşünmüyorum. O yüzden ülkemizi etkileyen depremin raporlarını sizlerle paylaşmak yerine öncesinde depremin ne olduğunu ve levha tektoniği hakkında yaptığım araştırmalar doğrultusunda bunları sizlerle irdelemek istiyorum.

Deprem Kaynağının Harita Üzerinde Gösterimi

Levha hareketleri veya levha tektoniği, en geniş anlamıyla litosferin yapısını ve bu yapıyı doğuran evrimi araştıran jeolojinin bir alt dalıdır. Levha Tektoniği, yerkabuğunun yapı hareketlerini inceleyen bilimdir. Yerin dış kısmını oluşturan 70-100 km kalınlıkta ve rijit (şeklini koruyan cisim.) özellikteki Litosfer büyük ve birkaç küçük levhadan meydana gelmekte ve bu levhalar üst Mantonun Litosfere kıyasla daha yumuşak ve kısmen akıcı bir bölgesi olan Astenosfer veya düşük hız zonu üzerinde kaymakta; hareket halinde bulunmaktadır.

Dünya Tektonik Haritası

Basite indirgeyerek anlatmak gerekirse, akışkan lav üzerine sürekli hareket eden kara parçaları üzerinde yaşıyoruz, yani altımızdaki manto yıllık 2 – 25 cm olarak belirli yönlerde hareket ediyor. Bu fikir, Alman meteorolog ve jeofizikçi Alfred Wegener’in “kıtaların kayması” kuramının üzerine inşa edilmiştir.

Alfred Wegener

Teoriye göre Dünya, kıtalara ayrılmadan önce ‘’Pangea’’ adında tek bir kıtadan oluşuyordu. Bunun kanıtını ayrı kıtalarda bulunan aynı tür canlıların fosilleri sayesinde bilimsel bir dayanağa sahiptir. Pangea’yı çevreleyen okyanusa da ‘’Panthalassa’’ denilmekteydi.

Pangea Kıtası ve Panthalassa Okyanusu

Bilim insanları kıtasal levhaların nasıl hareket ettikleri konusunda iki hipotez öne sürmüştü: mantonun etkisiyle pasif hareket ya da kendilerinin aktif hareketi. Fakat Science Advances dergisinin Aralık 2016 sayısında yayımlanan bir çalışma, işin içinde bir etkenin daha olduğuna işaret ediyor: Dünya’nın ergimiş çekirdeğinden gelen ısı.

Science Advances Dergisi

Doğu Pasifik Yükseltisi’ni inceleyen araştırmacılar, bu bölgedeki levha hareketinin önceden öne sürülen modellerden herhangi biriyle açıklanamayacağını gördüler. Başka kuvvetlerin de etkisi olması gerektiğini savunan araştırmacılar, levhaların yüzerliğinin (ya da alttaki yarı sıvı ortamın kaldırma kuvvetinin) Dünya’nın çekirdeğinden gelen ısı etkisiyle ortaya çıktığını ifade ediyorlar. Araştırmada, levha tektoniğindeki hareketliliğin yüzde 50 oranında bu ısının etkisiyle ortaya çıktığı, ayrıca Dünya’nın çekirdek ve manto tabakası arasında yaklaşık 20 teravatlık ısının akış gösterdiği belirtiliyor. Bu değer, insanların yıllık toplam enerji tüketiminden biraz daha fazla.

İzmir Depremi

Öncelikle izmir deprem yöresinin tarihsel süreçte sismotektonik açıdan ne tür etkiler altında geliştiğini irdeleyelim. İzmir depremi, özellikle Gediz ana fayı üzerinde olan depremlerin İzmir’i etkilediğine dikkati çekti.

Ayrıca, Bu çalışmada kullanılan deprem etkinlikleri hakkındaki belge ve kayıtlar başta Kandilli Observatory and Earthquake Research Institute (KOERI) ve United States Geological Survey-US National Earthquake Information Center (USGS) ın resmî bültenleri olmak üzere, deprem katalogları, bültenleri, depremsellik ve deprem etkinliği çalışmaları ve internet üzerindeki sanal arşivlerden alınan deprem kayıt ve listelerinden elde edilmiştir.

Elde edilebilen deprem kayıtlarına göre, M.S. 11- 2000 yılları arasında İzmir sismotektonik bölgelerinde 4 (şiddeti IV) ve daha büyük şiddette 887 deprem meydana gelmiştir.

30 Ekim 2020 Tarihinde İzmir Deprem Bölgesi’nden bir görüntü

Deprem etkinlikleri, bu konuda çalışanlarca, dünyada deprem istasyonlarının yaygınlaştığı 1900 yılı sınır kabul edilmek suretiyle, 1900 yılı öncesini tarihsel dönem ve 1900 yılı sonrasını da aletsel dönem olarak ayırt ederek iki dönem halinde incelenmektedir. Bu çalışmada da bu yaygın görüşe bağlı kalınarak İzmir sismotektonik yöresinin deprem etkinliği, aşağıda tarihsel ve aletsel olmak üzere iki dönem halinde incelenmektedir.

M.S. 11-1900 yılları arasında (tarihsel dönemde) deprem etkinliği

İzmir deprem yöresi ile ilgili tarihsel döneme ait ancak 151 deprem kaydı elde edilebilmiştir. Bu depremlerin büyük bir kısmı İzmir Körfezi civarı ile Büyük Menderes grabeninde toplanma göstermiştir. Bu az sayıdaki tarihsel deprem kayıtlarına göre, bu dönemde 46 şiddetli deprem meydana gelmiştir. Tarihsel dönem depremlerinin haritalanması ve frekanslarının belirlenmesi sırasında deprem şiddetleri formül yardımıyla izah edilmiştir.

Elde edilen verilere göre, Türkiye’de tarih boyunca 10000 ve daha fazla ölümle sonuçlanan depremler, Kocaeli İstanbul, Erzincan-Erzurum, Adana-Antakya ve İzmir yörelerinde yoğunlaşmıştır. Depremlerin yoğunlaştığı bu alanlar, verimli ve aynı zamanda sıvılaşma riski yüksek alüvyal toprakların geniş yer tuttuğu, buna bağlı olarak da tarih boyunca nüfusun yoğunlaştığı sahalardır ve can kaybı ile nüfus yoğunluğu arasındaki ilişkiyi yansıtması bakımından dikkat çekicidir. Yani 30 Ekim 2020’de gerçekleşen deprem bölgesinin yer yapısı sıvı yoğunluğu olan ve bataklıklardan oluşan bölgelerdir. Deprem büyüklüklerinden hareketle belirlenen fay uzunluklarına, tarihsel dönemde depremlerle harekete geçen ya da yeni oluşan fayların % 56 kadarının uzunluğu 10-20 km arasındadır. Bu uzunluktaki faylar, yapılan hesaplara göre 4.7- 5.3 büyüklüğünde deprem üretebilir. 50 km den daha kısa fayların (yani 6 M’den küçük deprem üretebilen fayların oranı ise % 84 civarındadır. Aletsel dönemde bu oran % 98’dir).

Sosyal medyada ve kendi alanında tanınan, saygı duyulan işinde başarılı olduğuna inandığım Prof. Dr. Naci Görür’ün dediği bilgiler çerçevesinde ilerleyecek olursak;

‘’Bu bölgede sırt sırta vermiş 2 ana graben var. Biri Gediz, diğeri B. Menderes. İkisinin ortak horstu Bozdağlar ve Aydın Dağları. Bu horstun kuzey sınırı Gediz Grabeninin ana fayını, güney sınırı ise B. Menderes Grabeninin kuzey ana fayını oluşturur. Ana faylar kaydırak gibidir. Üzerlerinden Gediz ve B. Menderes Grabenlerinin tavan blokları yavaş yavaş kayar ve yerleşir, dolayısıyla da depremler oluşur.

“BU DEPREMLER GENELLİKLE 6’LAR MERTEBESİNDE”

Bu depremler genellikle 6’lar mertebesindedir. Tarihte birçok deprem bu deprem kaynağının fazlalığından ötürü İzmir’e mal edilmiştir. Özellikle İzmir fayların deprem tekerrür peryotlarının hassas belirlenmesiyle bu kent için daha tutarlı afet değerlendirilmesi yapılabilecektir. ‘’

Yaptığım incelemeler ve araştırmalar doğrultusunda sonuç olarak 30 Ekim 2020 tarihinde olan deprem hakkında şunlar söylenebilir;

Depremi, ilin sahil ve beldelerine zarar veren ve Muğla ve Manisa’ya kadar illerde hissedilen tsunami izledi. Bunu, 43’ü 4.0’ın üzerinde olan 1.400’den fazla artçı sarsıntı izledi. Jeologlar, bu artçı şokların birkaç hafta devam etmesini bekliyorlar.

Yabancı kaynaklarda araştırma yaptığımda depremin 6 ile 7 arasında olduğunu incelerken yerli kaynaklarda 7’den pek bahsedilmemiştir. Bu da bir soru işareti olarak aklımda kalmaya devam etmektedir.

Tektonik Levhalar

KAYNAKÇA

https://www.sciencemag.org/journal-name/science-advances

https://www.volcanodiscovery.com/earthquakes/turkey.html

https://edition.cnn.com/2020/10/30/europe/earthquake-greece-turkey-aegean-intl/index.html

https://www.nationalgeographic.org/media/plate-tectonics

https://www.geolsoc.org.uk/Plate-Tectonics/Chap1-Pioneers-of-Plate-Tectonics/Alfred-Wegener

https://news.uchicago.edu/article/2017/01/17/heat-earths-core-could-be-underlying-force-plate-tectonics

 http://advances.sciencemag.org/content/2/12/e1601107

Yorum Yap
Yapılan Yorumlar
1
  • Burak
    Burak
    ziyaretci
    11 ay önce

    Bilgilere doyamıyorum…

    Cevapla
    3
Giriş Yap
Yazı Ekle