• Ana Sayfa
  • Genel
  • Hades’in Dahi Kayıtsız Kalamadığı Büyük Aşk: Orpheus ve Eurydice’nin Hikayesi

Hades’in Dahi Kayıtsız Kalamadığı Büyük Aşk: Orpheus ve Eurydice’nin Hikayesi

 Hades’in Dahi Kayıtsız Kalamadığı Büyük Aşk: Orpheus ve Eurydice’nin Hikayesi
Okunuyor Hades’in Dahi Kayıtsız Kalamadığı Büyük Aşk: Orpheus ve Eurydice’nin Hikayesi

Yunan Mitolojisinden bir aşk bu geceki konumuz , geceden daha karanlık…

Müziğin ve Güzelliğin Aşkı…

Orpheus, Apollo ile Calliope’nin oğlu, Lir’i ile canlı cansız herşeyi kendinden geçiren büyük ozan. Ne bir ölümlü, ne bir ölümsüz, ne de yerde hareketsiz duran taşlar karşı koyabilir müziğinin büyülü gücüne.

Yine elinde Lir’i ile sunduğu bir dinletide, dinlerken onu ormandaki tüm canlılar, bir periye değer gözleri. Eurydice’dir bu perinin adı, güzelliği ile nam salmış bir orman perisi. Hızlanır ozanın kalbi, nasıl etkilediyse bunca yıldır dünyayı, öyle etkiler bu peri de onu. Aşkına teslim olur ruhu.

Farkında değildir Orpheus’a, Eurydice de aynı durumdadır, kapılmıştır o da Orpheus’a, bu iki genç ruh çoktan bağlanmıştır birbirine…

Ölüme Doğru Kovalar Genç Kızı, Aristaeus…

Her büyük mutluluk elbette çeker kötülüğü, tıpkı Eurydice’nin Aristaeus’un ilgisini çektiği gibi. Evinin bahçesinde meyveler toplarken genç kız, onu izler çoban Aristaeus çalıların ardından.

Fırsat kollar sahip olmak için ve uygun zamanın geldiğini anladığında çıkar çalıların ardından, koşar Eurydice’ye doğru. Panikle kaçmaya başlar kızcağız ve görmez önündeki çukuru, yuvarlanır yılanlarla dolu çukurun içine.

Ortalarına düşen kız korkutur yılanları, saldırırlar dehşetle, ısırırlar etini. Dayanamaz zehrin gücüne narin bedeni, ölür zavallı Eurydice ve kaçar Aristaeus, bırakıp kızın cansız bedenini o çukurda…

Bir süre sonra gelir evine Orpheus, arar karısını ancak bulamaz, her yerine bakar bahçenin ve görür çukurda yatan aşkını. Çıkarır ve yatırır dizlerinin üzerine. Öyle acır ki yüreği, öylesine çaresizce çalar ki Lir’ini sevdiğinin başında, dile gelir canlı cansız her şey,

“Üzüntünü hissederiz biz de ey Lir’in efendisi,
Yakarışın ulaştı ruhumuza, geçti etimizi!
Sadece bir yol var geri getirmek için sevdiğini,
Hades’e git, o ki ölüler diyarının efendisi!”

Ölüme Teslim Olmaz Genç Ozan, Düşer Yollarına Ölüler Diyarının…

Styx nehrine gelir silahlarını kuşanmış ve elinde Lir’i olduğu halde. Charon bakar karşısındaki canlı erkeğe, ölüler içindir bu sal, binemez ona canlı bir insan.

Anlatır Orpheus hikayesini, amacını, öyle acılıdır ki sesi ölüler yer açarlar ona, müsade eder Charon da binmesine.

Nehri geçtikten sonra Cerberus ile karşı karşıya gelir, cehennem köpeği, üç başlı devasa yaratık öfke ile bakar, izin vermez geçişine. Ancak yine alır Orpheus Lir’ini eline, müziği ile saldırır yaratığa adeta. Yere kapanır Cerberus, kapatmaya çalışır kulaklarını, ulumaya başlar acı ile. Geçer Orpheus yanından ve çıkar Kral Hades ve Kraliçe Persephone’nin huzuruna.

Diz çöker ve müziği ile anlatır onlara her şeyi,

“Nefes alan diyardan geldim ben huzurunuza,
Styx ve Cerberus’u geçtim yüreğimde aşkla.
Yılan zehriyle aldılar Eurydice ‘mi benden,
Geri almaya geldim, buradayım, tüm acımla.”

Tanrıları dahi etkiler sesindeki acı, taş kalbi yumuşar Hades’in, dolar gözleri, Persephone ağlar, gizlemez hüznünü. Konuşur Hades hüzünle,

“Al kadınını, ölümlü ve git şimdi buradan,
Değmeden gözlerin tenine, ona hiç bakmadan,
Peşin sıra gelecek, ışığa değin durmadan,
Dönme arkanı sakın, güneş ona dokunmadan.”

Orpheus, Onu Takip Eden Aşkı Eurydice ile Birlikte Yürür Aydınlığa Doğru…

O acılı sesi kaybolur Orpheus’un, Hades’in büyük lütfunun verdiği neşe ile söyler şarkılarını, şarkısına eşlik eden güzel enstrüman ise sevdiği kadının ayak sesleridir, onu takip eden. İçi içine sığmaz, hızla yürür peşi sıra gelen aşkı ile…

Kapıya ulaştıklarında heyecandan kalbi yerinden çıkmak için çırpınır haldedir adeta ve güneşi gören Orpheus döner arkasını heyecanla, sarılmak için yeniden karısına. Ancak karanlıktır Eurydice’nin yüzü, güneşi görmemiştir hala. Aniden karanlığa doğru geri çekilir genç kızın bedeni, bir anlığına görebilmiştir karısının yüzünü ve kavuştuğunu sandığı anda bir kez daha yitirmiştir onu…

Zeus İzin Vermez Bu Küstahlığa İkinci Defa…

Oprheus yeltenir yeniden girmeye Ölüler diyarına, almak ister karısını ancak tanrıların Kralı Zeus bunun bir daha yaşanmasına izin vermez ve habercisi Hermes’i gönderir.

Hermes girişini engeller Orpheus’un. Artık gitmiştir Eurydice ve Orpheus ona verilen ikinci şansı değerlendirememiştir.

Kafası karışık Orpheus, elinde kalan tek şeyle, dinmek bilmez acısı ile döner evine. Artık o eski Orpheus değildir, neşeli ezgileri yoktur artık, Lir’inden çıkan her nota acı verir dokunduğu kulaklara.

Kadınlardan da kaçar hale gelir, değil aşklarını, arkadaşlıklarını dahi istemez hayatında, hepsini reddeder, yalnızlığı ile başbaşa sürdürür hayatını.

Hayatta İken Kavuşamadığı Eurydice, Ölümde Bekler Onu…

Reddedilişi küçümseyiş kabul eden bir grup kadın ona karşı fazlası ile bilenir ve bir gün yine kırlarda uzanırken bulurlar onu, bir başına. Gördükleri anda saldırırlar genç Orpheus’a. Bir direniş göstermez ozan, kabullenir ölümü.

Vahşice katlederler onu, vücudunu parçalara ayır ve Lir’i ile birlikte suya atarlar.

Daha sonra bu parçalanmış vücudu toplar periler, hak ettiği şekilde bir tören ile defnederler onu.

Mezarından dahi müziği yayılmaya devam eder etrafa. Ancak acı dolu değildir artık, Eurydice’sine kavuşan Orpheus o eski neşeli ezgilerini yollar dünyaya, ölüler diyarından, dinler insanlar karısının saçlarını okşarken söylediği o neşe dolu şarkıları…

İşte böylece bir Orpheus geçer bu dünyadan, acısıyla, aşkıyla. 

Daha çok yazı okumak için https://webodasi.com ‘u ziyaret etmeyi unutma.

-W

Yorum Yap
Giriş Yap
Yazı Ekle